Hazırlayan: Ayşe Sema KABAKLI DOĞAN
Önemli İpucu!
Aradığınız bilgileri metinlerin içinde kolayca bulabilmek için "ctrl" tuşuyla birlikte "f" tuşuna da bastıktan sonra çıkan kutucuğa aradığınız kelimeleri yazınız. Çıkan sonuçların içinden aradığınız bilgilere kolayca ulaşabileceksiniz.
BİR GÜZELİN AŞIĞIYIM ERENLER
ERZİNCAN
DAVUT SULARİ
Bir güzelin âşığıyım erenler
Onun için taşa tutar el beni
Gündüz hayalimde gece düşümde
Kumdan kuma savuruyor yel beni
Reyhani’ni devşir devşir dest'eyle
Ben deliyim öğüt verip pest eyle
Düşmanımı el yanında dost eyle
Bir gececik mihman eyle al beni
Ak gül olsam al yanağa sokulsam
Gül âb olsam ak yüzüne saçılsam
Kölen olsam pazarlarda satılsam
Kölem deyü ak sinene sar beni
Pîr Sultan Abdal’ım gamzeli oldur
Hezaren sinemde yaralar çoktur
Benim senden özge sevdiğim yoktur
İnanmazsan ol Allah'a sor beni
BİR SEHER VAKTİNDE
ERZİNCAN
AŞIK İSMAİL DAİMİ-İZMİR RAD.THM MÜD.
Bir seher vaktinde indim bağlara
Öter şeyda bülbül, dil yarelenir
Bakmaz mısın sinemde dağlara
Derdim dökmeye dil yarelenir
Boş geçirmeyelim gel bu çağları
Dolaşalım sahraları dağları
Bir gün gazel döker ömrün bağları
Eser sam yelleri dal yarelenir
Daimi’yim yanar aşkın çıragı
Dostun muhabbeti cennet otağı
Ancak şu dünyada derdim ortağı
Sazım figan eder tel yarelenir
BUGÜN BAYRAM GÜNÜ DERLER
ERZİNCAN/TERCAN
AŞIK DAVUT SULARİ-TRT MÜZ. DAİR. BŞK.
Bugün bayram günü derler alem eğlenir
Sen bizim yaylaya gel başın için
Dertliler oturmuş derdin söyleşir
Etme intizarı gül başın için
Hayran oldum bakakaldım yüzüne
Sürme değil rastık çekmiş gözüne
Hıçkırarak başım koysam dizine
Saçım okşa gönlüm al başın için
Davut Suları'yem ahd-ı amanda
Bir yıldız doğmuştur devr-i zamanda
Seher bülbülüyem ulu divanda
Sen benim vekilim ol başın için
BÜLBÜL HAVALANMIŞ
ERZİNCAN
YÖRE EKİBİ-TRT MÜZ. DAİR. BŞK.
Bülbül havalanmış yüksekten uçar
Has bahçe içinde bir gülüm var deyi
Seni seven aşık serinden geçer
Güzeller içinde yarim var deyi
Ben seni severim sende sev beni
Mevla’m bir kararda koymaz insanı
Bir gün olur sende ararsın beni
Şurda bir divane yarim var deyi
Ben seni severim can ile candan
İnsan kemlik ummaz sevdiği yardan
Canım esirgemem vallahi senden
Götür sat mezatta kölem var deyi
DERDİM ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM
ERZİNCAN
ALİ EKBER ÇİÇEK
Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yarası
Ben bu derde hande derman bulayım
Meğer şah elinden ola çaresi
Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim
Türlü donlar giyer gülden naziktir
Bülbül çevreyleme güle yazıktır
Çok hasretlik çektim bağrım eziktir
Güle gelir gelir canlar paresi
Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim
Benim uzun boylu serv-i çınarım
Yüreğime bir od düştü yanarım
Kıblem sensin yönüm sana dönerim
Mihrabımdır iki kaşın arası
Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim
Dilar ile muhabbete doyulmaz
Muhabbetten kaçan insan sayılmaz
Münkir üflemekle çırağ soyunmaz
Tutusunca yanar aşkın çırası
Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim
Pir Sultan'ım katı yüksek uçarsın
Selamsız sabahsız gelir geçersin
Aşkı muhabbetten niçin kaçarsın
Böyle midir ilimizin töresi
Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim
EĞİN TÜRKÜSÜ
ERZİNCAN/KEMALİYE-MUSTAFA ÖZGÜL
Egin dedikleri de kurban
Küçük bir şehir ölem ölem.
Ana ben yetimem kurban
Çekemem kahır.
Yediğim içtiğim de kurban
Ağu ile zehir ölem ölem.
Dön gel ağam dön gel paşam Egin'li misin,
Sılaya dönmeye de kurban yeminli misin.
Egin viran olmuş aman
Baykuşlar öter ölem ölem.
Diken olan yerde kurban,
Güller mi biter.
Benim bu derdime kurban,
Derman mı yeter ölem ölem.
Ya ben ağlamayım kurban kimler ağlasın.
Su garip gönlümü de kurban, kimler eğlesin.
ELA GÖZLÜ PİRİM GELDİ
ERZİNCAN
AŞIK İSMAİL DAİMİ-ŞENEL ÖNALDI
Elâ gözlü Pirim geldi,
Duyan gelsin işte meydan.
Dört kapıyı kırk makamı,
Bilen gelsin işte meydan.
Hudey,hudey,demler hudey,
Hudey,hudey canlar hudey.
Ben Pirimi hak bilirem,
Yoluna kurban oluram,
Dün doğdum bugün ölürem,
Ölen gelsin işte meydan.
Hudey,hudey,demler hudey,
Hudey,hudey canlar hudey.
Şâh Hatayi der sırrını
Meydana koymuş serini,
Nesimi gibi derisin
Yüzen gelsin işte meydan.
Hudey,hudey,demler hudey,
Hudey,hudey canlar hudey
ERZURUMDA BİR KUŞ VAR
ERZİNCAN
BURHAN TARLABAŞI-NİDA TÜFEKÇİ
Erzurumda bir kuş var rındamın yar rındamın
Kanadında gümüş var hay rındamın devrişamın
Yarim gitti gelmedi rındamın yar rındamın
Elbet bunda bir iş var hay rındamın devrişamın
Hep süpürür toz eder rındamın yar rındamın
Alttan alttan göz eder hay rındamın devrişamın
Oğlanın ne suçu var rındamın yar rındamın
Her ne eder kız eder hay rındamın devrişamın
Erzurum şirinidi rındamın yar rındamın
Yiyem ağzın içini hay rındamın devrişamın
Dün gece neredeydin rındamın yar rındamın
Gönlümün güvercini hay rındamın devrişamın
EZEL BAHAR OLMAYINCA
ERZİNCAN
AŞIK İSMAİL DAİMİ-İST. RAD. THM MÜD.
Ezel bahar olmayınca
Kırmızı gül bitmezimiş
Kırmızı gül bitmeyince
Sefil bülbül ötmezimiş
Dost bülbüller gelir ötmeye
Güle sarılıp yatmaya
Bağıban gülü satmaya
Gül kadrini bilmezimiş
Gel ey bağban satma gülü
Haramdır parası pulu
Ağlatma sefil bülbülü
Gözyaşını silmez imiş
Yılda bir gün ziyan olur
Dost yoluna talan olur
Bazı insan hayvan olur
Hayvan adem olmazimiş
Şahatay’ım ölmeyince
Tenim turap olmayınca
Dost dosttan ayrılmayınca
Dost kadrini bilmezimiş
GIZ SENİN DERDİNDEN DERBEDER OLDUM
ERZİNCAN
AŞIK DAVUT SULARİ-MUZAFFER SARISÖZEN
Kız senin derdinden derbeder oldum
Derdi derunumu sor da öyle git
Hasretinden Mecnun misali oldum
Ne hale düşmüşüm gör de öyle git
Mâşuk olan âşığını atar mı?
Gül yerinde kara çalı biter mi?
Aslan yatağında tilki yatar mı?
Gözde on ikiden vur da öyle git.
Ağır göz dağından yağmur yaylası
Hangi gül inlesin hoştur havası
Gel ey sürgünüm gel çektirme yaşı
Sulârı kuluna erde öyle git.
GÖNÜL GEL SENİNLE
ERZİNCAN
ALİ EKBER ÇİÇEK-ALİ EKBER ÇİÇEK
Gönül gel seninle muhabbet edelim,
Araya kimseyi alma sevgilim, alma sevgilim.
Ya benim kimim var kime yalvarayım,
Kaldır kalbindeki karayı gönül.
Solmazsa dünyada güzeller solmaz,
Bu dünya fanidir kimseye kalmaz.
Yalan dolan ile sofuluk olmaz,
Mümin olan bekler sırayı gönül.
Derviş Ali’m öğüt verir özüne,
Gönül lütfeyledi geldi sözüne geldi sözüne.
Azrail konarsa göğsün düzüne,
O zaman görürsün karayı gönül.
GURBET ELDE BİR HAL GELDİ BAŞIMA
ERZİNCAN
ALİ HAYDAR ÇİÇEK-ALİ EKBER ÇİÇEK
Gurbet elde bir hal geldi başıma,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Derman arar iken derde düş oldum,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Huma kuşu suya düştü ölmedi,
Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı.
Dedim yâre gidem nasip olmadı,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Kağıda yazarlar ufak yazılar,
Anasız olur mu körpe kuzular.
Yürek yaralıdır, ciğer sızılar,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Pir Sultan Abdal’ım böyle buyurdu,
Ayrılık donları biçti giydirdi.
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
NE AĞLARSIN BENİM ZÜLFÜ SİYAHIM
ERZİNCAN
AŞIK İSMAİL DAİMİ-MİNE YALÇIN
Ne ağlarsın benim zülfü siyahim,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
Göklere erişti figânım ahım,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
Bir gülün çevresi dikendir hardır,
Bülbül har elinde ah ile zardır.
Ne olsa da kışın sonu bahardır,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
Daimi'yem her can ermez bu sırra,
Gerçek aşık olan erer o nûra.
Yusuf sabır ile vardı Mısır’a,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
SEYYAH OLUP ŞU ALEMİ GEZEYİM
ERZİNCAN
YÖRE EKİBİ-NURATTİN DADALOĞLU
Seyyah olup şu alemi gezerim
Bir dost bulamadım gün aksam oldu
Kendi efkarımca okur yazarım
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
İki elim kalkmaz oldu dizimden
Bilmem amelimden bilmem özümden
Akıttım kanlı yaş iki gözümden
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Yine boralandı dağların başı
Akıttım gözümden kan ile yaşı
Emaneti alır ol veren kişi
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Bozuk şu cihanın pergeri bozuk
Yazıktır şu geçen ömüre yazık
Tükendi daneler kalmadı azık
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Pir sultan’ım eydür ummana dalam
Gidenler gelmedi bir haber alam
Abdal oldum çullar geydim bir zaman
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
SİYAH PERCEMLERİ DÖKÜLMÜŞ YÜZE
ERZİNCAN
AŞIK DAVUT SULARİ-TRT MÜZ. DAİRESİ BŞK.
Siyah perçemini yar yar dökmüş yüzüne,
Salınarak gelen hümaya bakın.
Kimden söz işitmiş yar yar düşmüş hüzüne,
Kader yakışmayan simaya bakin.
Yar yar yar eylemem men.
Yaktın yandırdın beni,
Zalım aldattın beni.
Ne dedim de darıldın,
Bir pula sattın beni.
Ak göksün üstüne yar yar bir bağ dikilmiş,
Bin bir çeşit çiçeklerden ekilmiş.
Dün uğradım bir ücraya çekilmiş,
Bulut mu gaplamış şu aya bakın.
Yar yar yar eylemem men.
Yaktın yandırdın beni,
Zalim aldattın beni.
Ne dedim de darıldın,
Bir pula sattın beni.
Elin sitemini yar yar ağlarken gördüm,
Gül dibinde kâh gül sararken gördüm,
Bir seher akşamı çağlarken gördüm,
Davut Sulari'deki sevdaya bakin.
SÜPÜRGESİ YONCADAN
ERZİNCAN
YÖRE EKİBİ-MUZAFFER SARİSÖZEN
Süpürgesi yoncadan Emine'm, gayet beli inceden of.
Ben seni sakınırım Emine’m, yerdeki karıncadan of.
Vay bana vaylar bana Emine'm, yıl oldu aylar bana of.
Susadım su isterim Emine'm su vermez çaylar bana of.
Süpürgesi saz olur Emine'm, gül açılır yaz olur of.
Ben yarime gül demem Emine'm, gülün ömrü az olur of.
vay bana vaylar bana Emine'm, yıl oldu aylar bana of.
Susadım su isterim Emine'm su vermez çaylar bana of.
Yokuşta yoruldun mu Emine'm, sözüme darıldın mi of.
Sen bana yar olalı Emine’m, boyumca sarıldın mi of.
Vay bana vaylar bana Emine'm, yıl oldu aylar bana of.
Susadım su isterim Emine'm su vermez çaylar bana of.
Tesbihimde mercanım Emine'm, neren ağrıyor canim of.
Evi, barkı, bağları Emine'm, satar sana harcarım of.
Vay bana vaylar bana Emine'm, yıl oldu aylar bana of.
Susadım su isterim Emine'm su vermez çaylar bana of.
TERCAN ELLERİ
AŞIK DAVUT SULARİ
Tercan ellerinden gelen bir güzel
Açmış ag göğsünü yar yar sallanır bir hoş
Kınalanmış parmakların ellerin
Oturdu yanıma kız anam sallanır bir hoş
Davut Sulari der bağrıma akar
Ateşin hicranın kız anam çok canlar yakar
Ccan alici gözle yüzüme bakar
Naz o eda ile kız anam sallanır bir hoş
VARDIM KIRKLAR KAPISINA
ERZİNCAN
AŞIK DAVUT SULARİ-TURAN ENGİN
Vardım kırklar kapısına
Baktım cennet yapısına
Tapmışam hak kapısına
Allah ey Vallah ey Vallah
Evvel Allah ahir Allah
Dönemem Estağfurullah
Bendeyim Allah eyvallah
İmanım Amentü Billah
Eridi dağların taşı
Akıttım gözümden yaşı
Ali'dir imamlar başı
Allah eyvallah eyvallah
Pir elinden içtim dolu
Öğrendim erkânı yolu
Emniyette mümin kulu
Allah ey Vallah ey Vallah
Davut Sulâr canlar canı
Mevlana Mahmud hayranı
Pirimdir Veysel Karani
Allah Eyvallah Eyvallah
VARDIM HİNT ELİNE KUMAŞ GETİRDİM
ERZİNCAN
TURAN ENGİN-YÜCEL PAŞMAKÇI
Vardım Hint eline kumaş getirdim,
Açtım Bedestanı sattım oturdum.
Sen benim başıma neler getirdin.
Ben senin kahrını çekemem gönül,
Ben senin derdini çekemem gönül.
Eline aluben sazlar istersin,
Göllerde ördeği kazlar istersin.
Benden mahbut gelin kızlar istersin.
Ben senin kahrını çekemem gönül,
Ben senin derdini çekemem gönül.
Karabulut gibi göğe ağarsın,
Sulu yağmur gibi yere yağarsın.
O yar senin değil ne çok bakarsın.
Ben senin kahrını çekemem gönül,
Ben senin derdini çekemem gönül.
YARİM SENDEN AYRILALI
ERZİNCAN
AŞIK İSMAİL DAİMİ-PLAKTAN YAZILDI
Yarim senden ayrılalı,
Hayli zaman oldu gel gel.
Bak gözümden akan yaşım,
Ab-u revan oldu gel gel.
Böyle m'olur küsüp gitmek,
Seni seveni terk etmek.
Haram oldu yemek içmek,
İşim figân oldu gel gel.